ManşetOdak Ülke: İsveçToplum

Jens Odlander ile İsveç Üzerine

Coğrafi özellikleri, siyasi yapısı ve insan modeliyle dünyada farklı bir yeri olan, uzun yıllar ve dönem dönem araştırma konusu olmuş bir ülke İsveç. Biz de merak ettiklerimiz ve daha fazlası için İstanbul/İsveç Başkonsolosu Jens Odlander ile İsveç refah seviyesine rağmen intihar oranlarını ve bu oranlara etki eden nedenleri konuştuk. Bununla beraber dünyaca ünlü markaların ve müzisyenlerin neden İsveç’ten çıktığını dahil ettiğimiz sohbetimizde karanlıklar ülkesi olarak bilinen İsveç’in insanlarının yaşam tarzını ve sanat olan yatkınlıklarını konu edindik.

İsveç’in kendisini ve insanını diğer ülke ve vatandaşlarından ayıran noktaların, “vergi, eğitim sistemi ve özgür güçlü ekonomisi” olduğunu belirten Odlander, bunların yanı sıra insanları bireysel olarak tanıma, söz hakkı verme ve yeni fikirlere olan açıklığıyla eleştiriye olanak sağladıklarını vurguladı.  Dünya siyaset meydanında ise sürekli örnek gösteriliyor olmalarını vatandaşlarına tanıdıkların hakların ve refah seviyesinin dünyadaki bütün ülkelerden önce gerçekleştiğini söyleyen Başkonsolos, “Avrupa’da insan hakları ve diğer haklar geleneksel işlerken İsveç’te kanunlarla desteklenmek de” sözleriyle İsveç ilericiliğine dikkat çekti.

İsveç’te hoşgörünün git gide azaldığını “maalesef yeni gelişmeler” olarak nitelendiren Jens Odlander özellikle Malmö şehrinde Yahudilerin zorlu koşullarda yaşandığından bahsediyor. Bunlarla beraber göçe karşı olan ağır bir muhalif partinin olduğunu söyleyen Başkonsolos bunu büyük bir problem olarak vurguladı. Ancak buna rağmen şu an bile İsveç halkının %50’sinin göçü desteklediğini belirtiyor. Yavaş yavaş terör kavramının da oluştuğunu söyleyen Jens Odlander çok küçük bir grup dışında asla İslamofobi’nin oluşmadığını da sözlerine ekliyor. Bununla beraber İsveç halkının daima özgürlükten yana olduğunu söylerken İsveç’in %1’inin de Türk olduğunu belirtiyor.

Refah seviyesi yüksek olmasına rağmen intihar oranlarının da yüksek olmasını, “1950’li yıllardan sonra insanlar değişti ve gelişti. Eskiden insanlar kırsal alanlarda toplu birlik yaşıyordu. Ancak eski yaşam biçimleri yıkıldı.” şeklinde açıklarken, insanların apartman dairelerinde kendilerini yalnızlığa sürüklediklerini vurguladı. Bununla beraber insanların çevrelerinde akrabalarının azaldığını hatta yok olduğunu söylerken aile bireylerinin sorumluluklarını yerine getiremez hale geldiğini de vurguladı. Dolayısıyla yalnızlığın her geçen zaman katlanarak devam ettiğini sözlerine ekleyen Jens Odlander çocukları yuvaya verme yaşının da oldukça düştüğünü belirtti. Bununla beraber kadınların güçlendiğini ve iş yaşamında daha aktif olduklarını da söyledi.

Bütün bunlarla beraber İsveç’te insanların kendi hayatlarında bireysel bir anlam istediğini söyleyen Jens Odlander dini inançsız olan bir insanın belki de kendine inanmak istediğini belirtiyor. Eskiden İsveç halkı üzerinde devlete bağlı kiliselerin baskısı olduğunu belirten Odlander insanların bu durumdan oldukça rahatsız olduğunu da sözlerine ekledi. Halkın dominant kiliseleri sevmediğini serbest kiliseleri daha önemsediğini belirterek İsveç halkının İsveç halkının özgürlüklerine çok düşkün olduğunu vurguladı. Neye inanacağını söylenmesinden rahatsız olan İsveçliler arasında kilise baskısı yüzünden inanç arayışlarının oldukça arttığını belirterek “diğer dindar ülkelere bakınca evet inanç intiharı etkileyen neden arasında” dedi.

İsveç’in kamusal alanlarındaki düzeni ve tasarımlarındaki farklılığını da sorduğumuz Jens Odlander “fonksiyonel olarak her şey çalışıyor” diyerek şehir düzeninin engelli insanlar için de oldukça uygun olduğunu vurguladı. II. Dünya Savaşı’ndan sonra artan refah seviyesinin insanları değiştirdiğini söylerken kitlesel üretimin de arttığını belirtti. Dünyaca ünlü markların İsveç’ten çıkmasını ise mevcut markaların oldukça kullanışlı ve çok insana hitap ediyor olmasına bağlarken fiyatlarının uygunluğuna da dikkat çekti.  IT teknolojisinde de oldukça gelişmiş olan İsveç bu alanda Amerika’nın hemen ardından geliyor. Bütün bunlarla beraber dünyaca ünlü müzisyenlerin ve söz yazarlarının sahibi olan İsveç milli gelirinin %3’ünü müzik endüstrisinden sağlıyor. Amerika ile olan ilişkilerinin de oldukça gelişmiş olduğunu “İsveç, Amerika’nın 54. eyaleti gibi” sözleriyle belirten Odlander ülkede İngilizce’nin 2. anadil olmasını da çok küçük yaşlarda başlayan dil eğitimine bağladı.

İsveç insanının saatinin çok fazlasını işe harcadığını “dünyadaki en fazla iş saati İsveç’te” sözleriyle dile getiren Başkonsolos İsveçlilerin yaz aylarında çok daha farklı bir psikolojiye girdiklerini belirtti. Yaz aylarında oldukça uzun saatler sokaklarda vakit geçiren İsveçlilerin ayrıca uzun tatillere çıktıklarını da vurguladı. Ev yatırımlarının çok fazla olduğu İsveç’te kuzeye gidildikçe ev sayısının azaldığını da belirten Jens Odlander, insanlar; doğa, avlanma ve büyük karavanları sevdiğini söyledi. Başkonsolos Odlander, yürümekten oldukça keyif alan ve Amerika country tarzı müzik dinleyen İsveçlilerin yaşam tarzını Orta Amerikalılara benzettiğini sözlerine ekledi.

Refah seviyesi içinde bireyselliğin ağır bastığı İsveç’te her bireyin ülkeye katkısı olduğundan bahseden Başkonsolos, vergilerini düzenli ödeyen halkın devlet tarafından korunduğuna dikkat çekti. Doğumun giderek arttığı ülkede çocuk ve kadın hakları da oldukça gelişmiş. Bütün bunların dışında Türk insanını kibar, utangaç ve masum olarak nitelendiren Odlander Türk insanının Akdeniz’e uyumsuz olduğunu da belirterek sözlerini bitirdi.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Enformasyon

Bir cevap yazın

Close