EditördenKritikManşet

Sufi Sinema Günleri’ne bakış: Festivalcilik klişesinden uzak

Bu yıl ikincisi düzenlenen Sufi Sinema Günleri (SufiSin) 2-5 Mayıs tarihleri arasında Konya’da gerçekleşti. ‘Film festivalciliği’ klişesine düşmeden Mevlana ve Sufilik temasında gerçekleşen organizasyon, uluslararası olmanın özünü yakalamış görünüyor. Festival, film gösterimleri ve zengin yan etkinliklerinin yanı sıra ağırladığı uluslararası konukları ile de doyurucu bir içerik sundu.

Geçen hafta sonu “Aynada gördüğün suret senindir, aynanın değil.” başlığıyla bu yıl ikincisi düzenlenen Sufi Sinema Günleri’ni (SufiSin) takip etmek için Konya’da idim. Hazreti Mevlana ve ailesinin Konya’ya teşriflerinin 791. yıldönümü kapsamında düzenlenen etkinlikler arasında yer alan 2. Sufi Sinema Günleri’nde birçok atölye, söyleşi ve film gösterimi gerçekleştirildi. Sufisin, Mecid Mecidi’nin Söğüt Ağacı filmiyle açıldı. Sükût Evi (Cafer Özgül), Arı Kovanının Ruhu, (Victor Erice), Ostrov (Pavel Lungin), Deccani Souls (Kaz Rahman) gösterilen filmler arasındaydı. Bunun yanı sıra gerçekleşen atölye ve söyleşilerde de sinema ve tasavvuf ilişkisini gözler önüne seren pek çok konu konuşuldu. Bunlardan biri de iki oturumda gerçekleşen; Enver Gülşen, Sibel Erarslan, Yusuf Ziya Gökçek, Nurullah Koltaş, İhsan Kabil, Prof. Dr. Mustafa Fadıl Sözen, Yıldız Ramazanoğlu ve Nevin Şahin’in konuşmacı olarak yer aldığı “Sinema Maneviyatında Yeni Dil Arayışları” paneliydi. Birden fazla mekâna yayılan etkinliklerde sinemaseverlere tercih yapma hakkının da bırakılması bence bu tarz organizasyonlar için önemli bir durum. Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından İhsan Kabil’in genel sanat yönetmenliğinde düzenlenen Sufi Sinema Günleri kapsamında şehre birçok uluslararası sinemacı da geldi. İran sinemasının önemli temsilcilerinden Mecid Mecidi -ki kendisiyle yaptığımız ve önemli detaylar barından söyleşimiz gelecek hafta Star Cumartesi sayfalarında olacak- Hindistan asıllı Kanadalı yönetmen ve film yapımcısı Kaz Rahman, Farabi Film Vakfı’nın sahibi Aireza Tabesh Konya’ya gelen sinemacılardan sadece birkaçı idi. 

MUTEVAZI AYNI ZAMANDA EVRENSEL

Genelde film festivalleri ya da etkinlikleri adını gerçekleştiği şehirden alır. İstanbul, Ankara, Malatya, Eskişehir, İzmir film festivalleri gibi… Ancak Sufi Sinema Günleri bu klişeye düşmeden tematik bir format benimsemiş. Yine adına festival demek yerine ‘günleri’ diyerek hem daha mütevazı davranıp hem de genel geçere ayak uydurmamış. Organizasyon bütün bu tercihleriyle Mevlana ve Sufilik perspektifini de arkasına alarak bunu dillendirmeden uluslararası bir nitelik kazanıyor. Böylece yerelden uluslararası bir bakışa imza atmayı başaran Sufi Sinema Günleri henüz ikinci yılında gerek içeriği, gerek konukları ve etkinlikleri gerekse ‘film festivalciliği’ algısına ters düşen seçimleriyle ayrıcalıklı bir yerde duruyor ve sinemaseverlerin dikkatini çekiyor. Üstelik daha bu yıldan A sınıfı festivallerle de yarışır durumda. Kısacası 2. Sufi Sinema Günleri başından son anına kadar -eksiklikleri olmasına rağmen- Türkiye’de “profesyonel” başlığı altında gerçekleşen birçok festivalden çok daha başarılıydı. Bunda hiç şüphesiz İhsan Kabil ile organizatörü olan Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü çalışanlarının sinemaya olan ilgisi ve Konya sevgisinin payı büyük.

Ödül Töreni

VEFA ÖDÜLÜ AYŞE ŞASA’YA

Sinema sanatının, din ve tasavvuf dünyasına, tarih ve kültür birikimine bir ayna olduğu bilinciyle bu yıl ilk defa Senaryo Destek Ödülü’nün verildiği törende, sinema sanatının gelişmesinde katkıda bulunan yönetmen, oyuncu, senarist ve sinema yazarlara ödülleri dağıtıldı. Mevlana Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ödül töreninde Oscar ödüllü İranlı yönetmen Mecid Mecidi’ye Onur Ödülü verilirken Hülya Koçyiğit Şükran Ödülü’ne layık görüldü. Türkiye’de tasavvuf ve sinema ilişkisi barındıran ilk ürünlerde imzası olan ve 2014 yılında aramızdan ayrılan Ayşe Şaşa Vefa Ödülü’ne değer bulundu. Ödülü festivalin genel müdürü Sadık Yalsızuçanlar aldı. Türkiye’de sinema sanatının gelişmesinin, öncelikle kaliteli senaryo üretilmesiyle ilgili olduğu düşüncesiyle bu yıl ilk kez düzenlenen Senaryo Destek Ödülü’nü elli yarışmacı arasından, ‘Bir Tutam Karanfil’ adlı senaryosu ile Bekir Bülbül ve Büşra Bülbül çifti aldı.

Etiketler
Daha fazla göster

İlgili enformasyon

Bir cevap yazın

Close

Adblock Detected

Reklam engelleyici devre dışı bırak