HaberKritikManşetToplum

Şiddetin hiçbir türü tolere edilmemeli…

Isparta’da okuyan üniversite öğrencisi Güleda Cankel daha önce de şiddet gördüğü eski sevgilisi tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Katilin, cinayetin ardından Instagram hesabından, “Her şeyin zamanı yaşadığınız o andır. Mutlu olmayı ertelemeyin, canınızın istediği zaman ölmeyeceksiniz. Ve biz o zamanın değerini bilemedik. Saat 13:47 bitti. Ömrü kısa, sevgisi sonsuz kelebeğim” paylaşımında bulunması ise kan dondurdu.

Güleda Cankel, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Fotoğrafçılık Bölümü öğrencisiydi. Ailesi, Muğla’nın Menteşe ilçesinde yaşıyordu. Eski erkek arkadaşı Zafer Pehlivan da Menşeteşeli’ydi. 5 yıllık arkadaşlıklarını Güleda sonlandırmıştı. 19 yaşındaki Zafer, eski sevgilisiyle görüşmek için Isparta’ya gitti. İkili arasında çıkan kavgada Zafer Pehlivan genç kızın boğazını sıktı, darp etti. Başından darbe alan Güleda, eski sevgilisiyle birlikte hastaneye gidip ayakta tedavi oldu fakat şikâyetçi olmadı. Pazartesi günü tekrar kavga etmeye başladılar. Pehlivan bu kez Güleda’yı bıçaklayarak öldürdü. Cinayetin ardından sosyal medya hesabından “Her şeyin zamanı yaşadığınız o andır. Mutlu olmayı ertelemeyin, canınızın istediği zaman ölmeyeceksiniz. Ve biz o zamanın değerini bilemedik. 18/11/2019 saat 13:47 bitti. Ömrü kısa, sevgisi sonsuz kelebeğim” şeklinde paylaşımlar yapan katil sosyal medya kullanımı konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Ayrıca Güleda’nın defalarca hem fiziksel hem de psikolojik olarak şiddet görmesine rağmen erkek arkadaşından şikâyetçi olmayışı ya da bunu aile büyükleriyle paylaşmaması flört şiddeti gerçeğini yeniden gündeme getirdi.

FLÖRT ŞİDDETİ DİYE BİR GERÇEK VAR

Doç. Dr. Aybike Serttaş

Konuyla ilgili kendisiyle konuştuğumuz Doç. Dr. Aybike Sertaş şunları söyledi: “Gül Eda, henüz 19 yaşında, yani aslında bir çocuk. Onun ve katilin sosyal medya profillerini inceledim. Her ikisinin de paylaşımlarında çok rahat bir şekilde flört şiddeti okunabiliyor ve görülüyor. Flört şiddetinin türleri var. Dijital, sosyal, cinsel ve fiziksel flört şiddeti gibi pek çok türü var. Bizim ülkemizde ne yazıktır ki maçoluk kutsanan ve övülen bir şey. “Ya benim ya kara toprağın!” ya da “Sevdiğinin vurduğu yerde gül biter.” gibi sözlerle şiddet romantize ve estetize ediliyor. Bu nedenle flört şiddeti pek bilinmeyen ve konuşulmayan bir gerçek. Bu kızın yaşadığı da flört şiddetiymiş ve sonucunun ne olduğunu hep birlikte gördük. Peki, flört şiddeti nasıl ayırt edilir? Bunu ayırt etmek için öncelikle gözlem yapmanız gerekiyor. Örneğin sevgiliniz toplumsal cinsiyet konusunda ne düşünüyor? Mesela “Erkekler kadınlardan üstündür, kadınlar zaman zaman dayağı hak eder, kadınlar hiçbir şeyi beceremez” gibi sözler söylüyor mu? Ya da sevgilinizin çevresiyle ilişkileri nasıl? Mesela ailesiyle veya arkadaşlarıyla sürekli kavga mı ediyor? Sizin kimseyle görüşmenizi istemiyor mu? Siz ailenizle veya arkadaşlarınızla vakit geçirdiğinizde bundan rahatsız mı oluyor? Öfke patlamaları yaşıyor mu? Veya siz kendinizi sürekli huzursuz ve suçlu mu hissediyorsunuz? Bunların hepsi aslında yaşadığınız ilişkinin içerisinde flört şiddeti olduğunu gösteren şeyler ve tolere edilebilecek şeyler değil.”

ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİLDİR

“Şiddet sadece fiziksel değildir” diyen Serttaş şiddetin pek çok boyutu olduğunu söylüyor: “Örneğin sizi sürekli takip etmesi, sürekli karşınıza çıkması, arkadaşlarınızdan haber almaya çalışması, ayrıldığınız halde sürekli çiçek yollaması gibi durumlar dahi aslında flört şiddetinin göstergesi. Bu nedenle bir masalda yaşamadığımızın ya da bir romantik bir filmde olmadığımızın farkında olmak gerekiyor. Aynı zamanda en büyük hatalardan birisi değişir diye düşünmek. “Beni sevdiği için bunları yapıyor, herkesin başına gelir bunlar” diye düşünmek ve böylelikle şiddeti normalleştirerek göz yummak da işlerin daha kötüye gitmesine yol açabiliyor. Bu nedenle “bunları hak ediyorum, bunları kaldırabilirim, atlatabilirim” diye düşünmek yerine bu ilişkileri sonlandırmak ve gerekli tedbirleri almak gerekiyor.”

ÖZGÜVENİ DÜŞÜK, BAĞIMLI BİR KİŞİLİK

PSK. DR. MURAT SARISOY

Psikolog Dr. Murat Sarısoy ise sosyal cinayetin ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan katilin psikolojik durumuyla ilgili şunları söylüyor: “Özgüveni son derece düşük bağımlı bir kişilik profilinin işleyebileceği bir fiil ve tam da bu profilin yapabileceği bir sosyal medya paylaşımı. Çoğunlukla geçmiş travmaları olan, sevgi görmemiş ya da tutarsız, aşırı cezalandırıcı aileler tarafından büyütülmüş bir profil olma olasılığı çok yüksek. Bu profil kendisine bunu hak olarak gören bir profildir, dünyadan kendilerini alacaklı hissederler, kötülük görmüş olduklarını düşünür ve dünyanın kendilerine olan borcunu ödemesi gerektiğini düşünürler. Çok ileri derecede iç görüsüzdürler, onlara göre diğer tüm insanlar vasıfsız ve de aptaldırlar. Ona göre karşı taraf yani ölen kızımız için; bu kişinin olasılıkla iddiası şudur ki, onu incitmiş, hassas duygularıyla oynamış ve yine ona göre ölümü de fazlası ile hak etmiştir. ‘’canınızın istediği zaman ölmeyeceksiniz’’ cümlesi kişinin kendini bir yandan da karar verici ve adalet dağıtıcı olarak gördüğünün göstergesidir.  Öldürmek normalleşmiştir ve de bunu umursamadan yaparlar ve de peşi sıra timsah gözyaşı dökerler.”

EĞER ANNELER… 

“Şiddet kadına şiddet, köpeğe şiddet diye küçültülemez. Herkes şiddet görür, erkekler de çocuklar da, yaşlılar da gençler de ve hatta politikacılar da… Şiddeti meşrulaştıran, yine bu kişilik profili bozuk caninin ayna yansıması olan kişilerdir. Yani tencere kapak ilişkisi gibi kurban canisini bulur, kendini onun şiddetine alıştırır ve hatta adar. Ortada aşk ya da sevgi yoktur, bu sadece sapkın bir bağımlılıktır. Sözde hayatta bir yere gelmiş ya da sorsanız kendisini makul ve mantıklı tanımlayan kurban ya da kurban adaylarına biz psikologlar uyarıda bulunduğumuzda bizi kötü katil adayını melek ilan ederler. Buna ise iç görüsüzlük ya da uzamış durumsal farkındalık eksikliği denilebilir. Çözümsüzlüğü yaratan kurbanlar ve onların aileleridir ve de bu kurbanları yaratan ise erkek egemen toplumun gerçek yaratıcıları olan annelerdir. Çünkü anneler kızlarını güvensiz hale getirip ve de pasifize ettikleri kadar, tersi yönde güvensiz erkek canavarları da diğer elleriyle beslerler. Diğer bir yandan baskı altında genç kızların çoğu ilişkilerini gizli yaşamak zorunda kaldıkları için suçlu aslında baskıcı aileler ve gelenekselliği ve de mahalle baskısını ayyuka çıkartmış iki yüzlü toplumdur.” 

Etiketler
Daha fazla göster

İlgili enformasyon

Bir cevap yazın

Okumaya devam et

Close
Close

Adblock Detected

Reklam engelleyici devre dışı bırak